Birçok ülke, yurtdışına para kaçırma, para aklama, finansal şeffaflık ve büyük çaplı yolsuzluk konularında hukuki adımlar atıyor. Bu konuda öncü olan Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve Birleşik Krallık’tan sonra ABD de yolsuzlukla mücadele kapsamında farklı yaptırımlar ve hukuki süreçler içeren planlar yapıyor.

Türkiye ise yurtdışına kaçırılan yaklaşık 500 milyar doların peşine gelecek yılın ocak ayından itibaren düşecek. Uluslararası çapta yapılan çalışmalar ve anlaşmalar sonucunda, birçok ülke yolsuzluk soruşturmalarını bir siyasi araç olarak kullanmaya başladı. Özellikle Panama Belgeleri ile iyice ortaya çıkan dünya liderlerinin vergi kaçırma ve para aklama yöntemlerinin örnekleri çoğalmaya başladı.

Gelişmeleri yakından izleyen ve araştıran CHP’nin ABD Temsilcisi Yurter Özcan, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na kapsamlı bir rapor sundu. Özcan, “Önümüzdeki süreçte bu tarz devlet nezdinde veya devletle ilişkili iş insanlarının yolsuzluklarının hukuki ve siyasi sonuçlarını göreceğiz” diye konuştu.

BİLGİ DEĞİŞİMİ ANLAŞMASI

Yurtdışına kaçırılan paralar konusunda Türkiye’de de önemli gelişmeler yaşandığını raporunda belirten Yurter Özcan şöyle dedi:  “Türkiye, Otomatik Banka ve Finansal Bilgi Değişimi Anlaşması’nı imzalar imzalamaz, yurtdışındaki Offshore hesapların peşine düştü.

Zenginlerin kaçırdığı 500 milyar dolara yakın paraya ulaşmak için hazırlıklar yapılıyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) İstanbul’da bir aracı kuruma giderek İsviçre, Lichtenstein, Man Adası, Şeysel Adaları, Virjin Adaları ve vergi cenneti adalara para gönderenlerin listesini aldı.

Türkiye’nin, Banka Hesapları ve Finansal Hareketlerin Otomatik Değişimi‘ni (AIA) öngören anlaşmayı 1 Ocak 2021’den itibaren uygulamaya koyacağını açıklaması gündemi sarstı.”

KARA PARA CENNETLERİNDE

Aralarında AB üyelerinin de bulunduğu 107 ülke ile anlaşmayı imzalayan Türkiye’nin, gurbetçileri unutup onların lehine kayıt koymamasının büyük sıkıntı yaratacağını dile getiren Yurter Özcan, “Türkiye yeni yıl öncesi bu şekilde önlem alıp hazırlıklarını sürdürürken, Türklerin yaklaşık 500 milyar dolarının kara para cenneti olan bu bölgelerdeki hesaplarda olduğu sanılıyor.

‘Hesapların gizliliği’, bunun vergi açısından incelenmeyeceği ve görülemeyeceği anlamına gelmiyor. Aksine, artık ülkeler sadece vergi amaçlı olarak bu bilgileri vermek zorunda. Ancak, özel durumuna göre isteyen ülkeler, anlaşmaya özel kayıt koyabiliyor, erteleme isteyebiliyor” dedi.

ABD’DE YASA HAZIRLIKLARI DEVAM EDİYOR

ABD’ye para kaçırma ve burada farklı paravan şirketler üzerinden para aklamanın önünü kesmek için ABD’de de çalışmalar devam ediyor. “Para Aklamayla Mücadele Yasası” adı verilen tasarının hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratların desteğini aldığını belirten Yurter Özcan, raporunda çalışmaları şöyle anlattı:

“Yasa tasarısında ABD’de kurulan şirketlerin ticari durumları, gelir kaynakları ve sahiplik statüsünde şeffaflık amaçlanıyor. Bu konuda AB ve Birleşik Krallık’a göre geride kalan ABD, ticari hukuk kanunları nedeniyle yurtdışında elde edilen haksız kazançların yurtdışına kaçırılmasının merkezinde yer alıyordu.

Beyaz Saray, siyasi partiler, finansal kurumlar ve adalet sistemi tarafından desteklenen bu tasarı yasalaştığı takdirde, ABD menşeli şirketlerin kurulum ve sahiplik durumları kamuya açık ve şeffaf olacak. Bunun paravan şirketler üzerinden para aklama çabalarının azaltması bekleniyor.”

PANAMA BELGELERİ’NDE DEVLET LİDERLERİ VAR

Bazı ülkelerin liderlerinin, devletlerle bağlantılı iş insanlarının vergi kaçırmasına, kara para aklamasına yardımcı olan Panama menşeli Mossack Fonseca hukuk şirketiyle ilgili detaylar ortaya çıkmıştı. Bu belgelerde Rusya Devlet Başkanı Putin’in yakın çevresi de dahil, görevi bırakmış veya hâlâ görevde olan 12 ülke liderinin gizli hesaplarda adı geçiyordu. Belgelerde adı geçen İzlanda Başbakanı Sigmundur Gunnlaugsson bu olaylardan sonra istifa etmişti.

ABD Adalet Bakanlığı ise Ukrayna Devlet Başkanı’nın müttefiki olarak bilinen Ukraynalı oligark Igor Kolomoisky ve iş ortağı Gennadiy Boholiubov’u kendi bankalarından 5.5 milyar dolar çalıp sonra farklı şirketler üzerinden ABD ve diğer ülkelerde bu parayı akladığı yönünde suçlamada bulundu.

ABD Adalet Bakanlığı, Kolomoisky ve Boholiubov’un akladığı paralarla ABD’nin Texas ve Kentucky eyaletinde aldıkları ticari mülklere el koymayı hedefliyor. 2008’de kâr amacı gütmeyen uluslararası kuruluş Transparency International, Fransa sınırları dahilinde, Ekvator Ginesi Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı’nın oğlu olan Teodoro Obiang’a dava açmıştı.

Para aklama ve zimmetine geçirmek suçlarından açılan davayı 2020’de Paris mahkemeleri onadı ve Obiang’ın 150 milyon dolar civarında varlığına el konuldu. Fransa gibi bazı ülkelerde sivil toplum örgütlerinin bu tarz yolsuzluk davaları açma şansları var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir